Safranbolu, şirin mimariye sahip evleri ile herkesin hemen aklına gelen Karabük’ün bir ilçesi. Burası 1994 yılında mimarisi, tarihi ve kültürünün güzelliği sayesinde UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yerini almayı başarmış. Safranbolu, tarih açısından o kadar zengin bir yer ki Müzekent olarak ismini duyurmuş.
Karabük’ün bu sevimli ilçesinin Arnavut kaldırımlı sokaklarına gezmek insana huzur veriyor. Biz de Safranbolu turu yapmayı düşünen herkese yardımcı olabilmek için şehirde gezilecek yerlerini, yerel yemeklerini ve alışverişi hakkında ayrıntılı olarak bir yazı içerisinde topladık. İşte sizler için hazırladığımız Safranbolu gezi rehberi…
Safranbolu, Karabük’ün en büyük ilçesi olma özelliği taşıyor. Bunun da etkisi ile ilçede gezebileceğiniz çok fazla yer mevcut. Sizlere Safranbolu’da gezilecek yerler hakkında ayrıntılı bir liste hazırladık. Gelin bu gezilmesi ve görülmesi gereken yerlere yakından bakalım.
İlçenin simgesi halinde olan Safranbolu Evleri, mutlaka görülmesi gereken yerler arasında. Çünkü Safranbolu dendiği zaman akıllara hemen bu evleri geliyor. Genellikle iki veya üç katlı olan evlerin yapımında beyaz rengi ve ahşap parçaları kullanılmış. Ayrıca Safranbolu Evleri’nin genel özellikleri var. Bunlardan biri ana yatak odalarının manzarayı rahat görebilmesi için hep üst kata yapılması. Diğer bir özelliği ise hiçbir ev diğerinin güneşini kesmiyor. Evler yapılırken buna çok dikkat edilmiş. Bu evlerin güzel mimarisi tüm ilçeye yayılmış. Daracık taş sokaklarında yürürken bu evleri incelemek adeta insana mutluluk veriyor.
Osmanlı döneminde Cinci Hoca olarak da bilinen Kazasker Hüseyin Efendi, Safranbolu’ya Cinci Hanı ve Hamamı’nı yaptırmış. 1645 yılında yapılmış olan han ve hamam bugüne kadar ayaktakalabilmesi için güzel bir şekilde korunmuş. Sonrasında bu eski yapı zamanın tahribatına uğradığı için restore etmeye başlanmış. Ama restorasyon çalışmaları çok uzun sürmüş ve 2004 yılında çalışmalar bitirilebilmiş. Restorasyon yapıldıktan sonra ise burası otel olarak hizmet vermeye başlamış.
Safranbolu Tepesi’nde yer alan Hükümet Konağı, günümüzde Kent Tarihi Müzesi olarak hizmet veriyor. Aslında burası 1976 yılına kadar Kaymakamlık olarak kullanılan yapıymış. Yaşanan bir yangından sonra burası büyük bir zarara uğramış. Yapılan restorasyon çalışmaları sonrasında ise müze olarak hizmet vermeye başlamış.
Müze içerisinde Osmanlı döneminden kalma eserlere yer veriliyor. Ayrıca Safranbolu’nun tarih içerisinde nasıl bir gelişim gösterdiğini de sergilenen fotoğraflardan görebilirsiniz. Kent Tarihi Müzesi’ni ziyaret etmek isterseniz Pazartesi günleri kapalı oluyor. Ama diğer günlerde sabah saat 09:00 açılıyor ve akşam 17:30’a kadar hizmet veriyor.
Türkiye’de bulunan sayılı kanyonlar arasında yerini alan Tokatlı Kanyonu, Safranbolu turu yapan turistlerin yoğun ilgisini görüyor. Safranbolu’nun tarihi yerlerini gördükten sonra sıra doğal güzelliklerini görmeye geldi diyerek size bu kanyonu öneriyoruz. Kanyon girişinde çok küçük bir ücret alınıyor. Tokatlı Kanyonu giriş ücreti ise kişi başı 3 Türk Lirası.
Burada yavaş yavaş yürüyerek etrafı izlemek istiyorsanız yaklaşık 2 – 3 saatinizi ayırmanız gerekiyor. Kanyonda yapacağınız yürüyüşte kendinizi doğanın içerisinde hissedeceksiniz.
Tokatlı Kanyonu’nun üzerinde bulunan İncekaya Su Kemeri, Sadrazam İzzet Mehmet Paşa tarafından yaptırılmış. Zamanında Safranbolu’da yaşanan su sıkıntısına çözüm olması amacı ile yapılmış su kemeri şimdilerde turistlerin Safranbolu’da görülmesi gereken yapılar arasında bulunuyor. Bu yapı yaklaşık 116 metre uzunluğuna sahip.
Kristal Teras, İncekaya Su Kemeri’ne gelmeden ulaşabileceğiniz bir yer. İncekaya Su Kemeri gibi burası da Tokatlı Kanyonu üzerinde yer alıyor. Kristal Teras, kanyondaki manzarayı muhteşem bir şekilde görebileceğiniz 80 metre yükseklikteki bir cam teras. Buraya kadar gelmişken terasın üzerine çıkmaktan korkmamanızı öneririz. Çünkü terasın yapımında kullanılan camlar 3 santimetre kalınlığında ve tam 75 ton ağırlık taşıyabilecek şekilde tasarlanmış. O yüzden bu terasa çıkarak manzaranın tadını çıkarmalı ve bol bol fotoğraf çekmelisiniz.
Bulak Mencilis Mağarası, Safranbolu ile Bulak Köyü arasında yerini alıyor. Mencilis Mağarası’nın uzunluğu 6 kilometreden fazla. Girişi de dik kayalar üzerinde bulunuyor. Buraya ulaşabilmek için çıkacağınız basamaklara şimdiden hazır olmalısınız. Çünkü hem basamaklar çok fazla hem de çok dik bir konumda. Mağara vardığınızda içerisinde sarkıtlar, dikitler, göletler ve şelalelerin yer aldığını göreceksiniz. Bu mağara muhteşem bir doğal oluşum.
Bulak Mencilis Mağarası, 2013 yılında turizme açılmış. Türkiye’nin turizme açılan en uzun mağarası olma özelliğine sahip. Mağaranın ilk 1 metresi herkese açık. Ama daha derin kısımları profesyonel olan kişilere açık ve özel izin ile gidilebiliyor.
Osmanlı padişahı III.Selim zamanında sadrazam olan İzzet Mehmet Paşa tarafından yapılan Tarihi Saat Kulesi, Safranbolu’da gezilecek yerler arasında yer alıyor. Burası ülkemizdeki saat kuleleri içinden çalışır durumda olan en eski saat kulelerinden biri olma özelliği taşıyor. Kule tam olarak 12 metre uzunluğunda inşa edilmiş. 200 yılı aşkın bir süredir de aralıksız olarak çalışıyor. Kuleyi ziyaret etmek isterseniz eğer Pazartesi günleri kapalı oluyor. Ama diğer günlerde 09:00 – 17:00 arası gelen turistleri ağırlıyor.
Dizdar Camii, turistleri kendine çeken çok farklı bir mimariye sahip. Caminin kubbesi, safranın soğanından ilham alınarak yapılmış. Bu nedenle de masal kitaplarından çıkmış gibi çok güzel bir görünüme sahip. Camii yaklaşık 400 kişi kapasiteli olarak işadamı Şefik Dizdar yaptırılmış.
Safranbolu, Karadeniz bölgesinde yer alıyor. İç Anadolu bölgesine de yakın bir konumda olduğu için Karadeniz ve Karasal iklimin etkisi altında kalıyor. Bu nedenle de kışları hava soğuk oluyor ve kar yağışı da çok fazla görülüyor. Yaz aylarında ise hava sıcaklığı 20 derecenin üzerine çıkıyor. Açık alanları gezerken de bu sıcaklık zorluk çıkarabiliyor. Bu nedenle Safranbolu’yu gezmek için bahar dönemlerini tercih etmenizi öneririz.
Safranbolu mutfağında pek çok lezzet dolu yöresel yemek bulunuyor. Baştan söyleyelim hepsi birbirinden nefis bir tada sahip. Peruhi adındaki içi yoğurtlu mantı, ıspanaklı ve pazılı pidesi olan Bükme, Kuyu Kebabı, safranlı lokum, suda haşlanıp fırına atılan farklı bir simidi olan su simidi, Sini Çöreği ve Kastamonu pastırması bölgede tatmanız gereken yerel lezzetler arasında. Ayrıca bölgenin tarhanası, salçası, safran otu, asma yaprağı ve Safran çayı da çok meşhur.
Kaynak:Yoldasın.com